Meclis Önünde Bildiri 

Saygıdeğer basın mensupları ve değerli halkımız.

 Sizlerin de takdir edeceği gibi GİAD ekonomik bir sivil toplum örgütü olarak bugüne kadar yürütmenin ekonomi ile ilgili attığı yanlış adımlara ekonomik ve liberal akla uygun eleştirilerini yapmış, doğru adımları ise gerek  görsel gerekse yazılı basın yolu ile takdir etmiş ve kamuoyunda farkındalık yaratmayı ilke edinmiştir.

Ancak,  geçmişte ve içinde bulunduğumuz bu dönemde oy vererek ülke yönetimini emanet ettiğimiz hükümetlerin ülke ekonomisinin gelişmesi adına  icraatta bulunmalarını beklerken,  toplum bütünlüğünü ve çıkarlarını zedeleyen kararlar aldıklarını, hükümet programında  ivedilikle yerine getirilmesi gereken birçok konuyu rafta tutmaya devam ettiklerini üzülerek izlemekteyiz.

Siyasilerin toplum çıkarları  yerine,  kişisel, zümresel ve partisel çıkarlar göz önünde bulundurmaları ;  ekonomik kalkınma sağlamasını beklediğimiz  siyasete ve hükümete olan güveni temelden yaralamaktadır.  

Kamu görevlisi, özel sektör çalışanı, iş insanı, sivil toplum örgütleri ve bu ülkenin geleceğini oluşturan gençler olsun bu topraklarda yaşam mücadelesi veren her  bireyin gözlerinin içine bakarak vaatlerde bulunan  yöneticilerimizin;  toplumla dalga geçercesine atmakta oldukları adımlar, gündem olup tartışılan konular,  toplumun prisikolojisini her geçen gün daha da bozmakta ve yönetenlere olan güveni her geçen gün daha da azaltmaktadır. Toplum çıkarlarını hiçe sayarak atılan adımlardan bir an önce vazgeçmelerini umarken, tüm toplumumuzu ciddi şekilde rahatsız eden icraatları Meclisimiz önünde basınla ve halkımızla paylaşmayı uygun bulduk. Bu anomalileri halkımıza hatırlatırken de yönetenlerin vekaleten bulundukları yerlerin ağırlığına ve sorumluluğuna yakışır adımlar atmalarını bir kez daha talep ediyoruz.

  1. Hapisteki bir şahsı müdürlük mevkisine atayacak kadar ne yaptığının farkında olmayan, ayrıca atılmış olan imzaların daha mürekkebi kurumadan “haberim yok” diyen bir Başbakan ve hükümet tarafından yönetiliyoruz.  
  2. Bakanlar Kurulu ihale yasasını hiçe sayarak ihale bağlamaya devam ediyor. Çözüm bekleyen onca soruna rağmen, bu koltuklardaki bakanlarımız sadece belli zümrelere mi hizmet ediyorlar?
  3. Meclis salonunda anayasayı savunan vekiller, dışarda hayır kampanyası yürüterek, başka bir deyişle “ikiyüzlü” davranmışlardır.
  4. Cumhuriyet Meclisi’nin tehdit ve baskı altında aldığı kararlar toplum iradesini yansıtmayan bir hale gelmiştir.
  5. Gerek KTHY, gerekse LTB gibi kurumlarımızı batıranlar halen daha yargılanmamış, sebep oldukları mağduriyetlerin hesabı sorulmamıştır.
  6. Bir süre önce meclis kürsüsünden sallanan dolarlar halen hatırımızdadır. Sözkonusu şahıs halen elini kolunu sallayarak dolaşırken, olayın tarafları hiçbir şekile hukuk sürecine dahil edilmemiştir. Rüşvet iddialarının araştırılmadığı ve suçlularının cezalandırılmadığı bir düzene bizi mahkum etmişlerdir.
  7. En çok güvenilmesi gereken güvenlik kurumlarımızın yönetiminde ve keza atamalarında dahi hükümetin beceriksizce icraatları toplum içerisinde ve ciddi güvensizliğe, kurum içerisinde ise huzursuzluğa yol açmaktadır. Son zamanlarda artış gösteren soygun ve cinayetler ile bu olaylara güvenlik mensuplarının da karışması bu durumun sonucudur.
  8. Eğitim adası olması hedeflenen ülkemizde DAÜ gibi gözbebeğimiz kurumlara siyasi erke hizmet edecek müdahaleler yapılmasına şiddetle karşıyız. Bu kurumlarda yönetimin demokratik koşullara uygun devam etmesi gerektiğine inanıyoruz. Böylesine önemli bir ekonomik kıymetin siyasi ranta kurban edilmesini istemiyoruz.
  9. Bu ülke, Başbakanının kendi maaşını sorgulattırdığı bir dönemden geçti.
  10. Hükümetin icraatları kamu ve özel sektörü karşı karşıya getirmekte ve toplum gücünü zayıflatmaktadır. Özel sektöre sürekli üvey evlat, hukuksuzi usülsüz, vergi kaçakçısı, emek sömürücüsü gibi davranan hükümetler, kamudaki maaşların büyük bir kısmının özel sektörün ödediği vergilerden karşılandığını anlamamakta ve anlatamamaktadır.

Yaşadığımız ülke hepimizindir. Bizler aynı geminin yolcularıyız, ya hep beraber batar ya da hep beraber refaha ve adalete kavuşuruz.

Meclisimiz belirli zümreleri değil tüm toplumumuzu temsil etmektedir. Tüm sivil toplum örügtlerine eşit mesafede durmaları ve korumaları elzemdir. Beklentimiz toplumsal barış öncelikli olmak üzere, ekonomik akla dayanan, adaletli, şeffaf icraatların bir an evvel uygulanmasıdır.

Bunu sağlamak sadece hükümete değil aynı zamanda da muhalefete ve sivil topluma da düşmektedir.

 

Toplumsal birliketliği sağlaması meclisimize çağrımızdır.